Mizmer Danışmanlık

19 Aralık 2017

2.7M Kişi Okudu

12 Yorum

Öğrenme Güçlüğü

Öğrenme güçlüğü; kişilerin bazı zihinsel yeteneklerini kullanmakta zorluk yaşamaları şeklinde tarif edilebilir. Bu yetenekler; konuşma, anlama, dinleme, yazma, mantık yürütme, problem çözme, matematiksel hesap yapma, hafıza, fikir üretme olabilir.

Öğrenme güçlüğü çocuklarda da yetişkinlerde de görülebilir. Öğrenme güçlüğünün; disleksi (okuma bozukluğu), disgrafi (yazılı anlatım bozukluğu), afazi (dil bozukluğu), diskalkuli (matematik bozukluğu) gibi birçok türü vardır.

Genellikle çocukların okuma-yazma öğrendiği dönem olduğu için ilkokul döneminde öğrenme güçlüğü belirtileri fark edilir. Okuma-yazmayı, sayıları, saati veya yönleri öğrenmede zorluk yaşamak, kelimeleri tersten okumak, matematik işaretlerini karıştırmak ilkokul çağında görülen öğrenme güçlüğü belirtileri arasındadır. Okul öncesi dönemde ise kelimeleri telaffuz etmede zorluk, geç konuşma, hareketlerde yavaşlık gibi belirtiler öğrenme güçlüğünü gösterebilir.

Bunlar dışında öğrenme güçlüğü; çocukların kişilik gelişimlerini, sosyal becerilerini, duygularını da oldukça etkiler. Öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların beden dilini anlama ve kullanmada, ilişki kurmada zorluk yaşadığı, ödevlerini unutmaya, dağınık ve düzensiz olmaya eğilimli olduğu görülebilir.

Ancak her çocuk farklıdır ve özeldir. Öğrenme güçlüğünün belirtileri ve sonuçları her çocukta farklı olacaktır. Bu nedenle tedavisi de çocuğa özgü planlanmalıdır. Öğrenme güçlü açısından bireysel bir değerlendirme yapılabilmesi için öncelikli olarak kişinin mizacı tespit edilmelidir. Mizaç tespiti sonrası kişinin zihinsel yetenek alanları ile ilgili ayrıntılı testler uygulanarak bu probleme çözülebilir.


Mizmer’in danışanlarına sunduğu bu ayrıcalıklı danışmanlık süreci için sizleri İstanbul, Ankara, İzmir ve Konya'da bulunan merkezlerimize bekliyoruz.