whatsapp

ÖĞRETMEN BENİM

Son zamanlarda insan varlığına bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşan, dünyayla rekabet edebilecek nesiller yetiştirmeyi hedefleyen evrensel ve milli bir eğitim sistemi kurma iddiamız oldukça canlı bir biçimde dile getirilmekte. Teorik olarak insan merkezli olan bu sistem, uygulamada öğretmenleri temel alacağının müjdesini veriyor... Elinizdeki kitap, işte bu evrensel ve milli birikimi bir arada ortaya koyabilecek eğitim sisteminin, bilimsel ve kapsayıcı bir çatı modeli olma çabasındaki Dokuz Tip Mizaç Modeli'ne (DTMM) göre kaleme alınmıştır. Öğretmen Benim, tüm eğitimcilere hem mesleki hem de sosyal yaşamlarını kolaylaştırmak için gerçekçi ve somut, pratik karşılığı bulunan yanıtlar veriyor: Eğitimcilerin kendilerine özgü potansiyellerini keşfetmeleri ve sınıf içi etkililiklerini artırmaları için özel önerilerde bulunuyor. Aynı zamanda;
- Öğrencileri çok kısa sürede doğru ve kapsamlı bir biçimde tanımanın,
- Onlarla etkili iletişim ve ilişki kurmanın,
- Okula uyum sağlamalarını kolaylaştırıp onları motive etmenin,
- Verimli çalışmaya yönlendirmenin,
- İstenmeyen davranışları önlemenin ve etkili müdahalelerde bulunmanın,
- Öğrencilere hem kişisel, hem akademik hem de mesleki alanlarda sağlıklı ve uygun rehberlik etmenin A’dan Z’ye bütüncül bir yol haritasını sunuyor.

KAYNAK BENİM

“Bir heykeltıraş, kocaman bir atölyenin içinde etrafı çocuklarla çevrili olarak çalışırmış. Mahallenin bütün çocukları onun arkadaşıymış. Günün birinde belediye ona, şehrin meydanlarından birine dikmek için büyük bir at heykeli sipariş etmiş. Bir kamyon, devasa bir granit bloğu atölyesine getirmiş. Heykeltıraş bir merdivene çıkıp elinde çekiç ve keskiyle taşı yontmaya başlamış. Çocuklar onun çalışmasını izliyormuş. Derken tatillerini geçirmek üzere dağlara ya da deniz kıyısına gitmişler. Geri döndüklerinde heykeltıraş onlara atın bitmiş halini göstermiş. Çocuklardan biri, fal taşı gibi açılan gözleriyle ona sormuş: ‘Peki ama… O taşın içinde bir at olduğunu nereden biliyordun?” Bu ünlü kısa hikâye bize, “Yok aslında yoktur, henüz bilinemeyen vardır” görüşüne getirilmiş yerinde ve güzel bir özet sunuyor... Acaba bir granit bloğunda "saklanabilen" atı bulup çıkaran heykeltıraş gibi insan varlığında da “yok gibi görünüp gizlenenden var edebilmek” mümkün müdür? Bir insanın ya da bir ülkenin tüm kaynaklarının doğru kullanımıyla tıpkı granit bloğundan bir sanat eseri meydana getirilebilmesi gibi, insan varlığının kaynağından yola çıkarak yeni bir medeniyet projesi ortaya koymak mümkün olabilir mi? Hiç şüphesiz bu sorulara yönelik cevabımız: "Evet, mümkün!" Son yıllarda ülkemizde ve dünyada özellikle siyasi ve ekonomik alanlarda cereyan eden küresel sorunlar “liyakat” başlığını toplumların gündeminde en üst sıralara taşıdı. Her ne kadar toplumun her kesiminden yapılan bu ortak liyakat çağrısı ve model arayışları giderek güçleniyor olsa da talep edilen bu liyakatin tanımında henüz bir ortaklaşmaya varılabildiğini söylemek çok güç… Yaygınlaşan “liyakat gerekli” söylemlerine, liyakatle ilgili hali hazırda yapılmış tanımlara, bir yandan da liyakatle ilgili mevcut uygulama sorunlarına bakılacak olursa; bu kavramın kökten ele alınıp yeniden inşa edilme vakti geldi de geçiyor diyebiliriz… Elinizdeki kitap bu toplumsal talebe yanıt üretmeyi; uygulanabilir, bütünlüklü, pratik ve bilimsel bir model sunmayı amaç ediniyor.

REHBER BENİM

Bu kitap, bir açıdan ne eğitim psikolojisi, ne rehberlik, ne de bir sınıf yönetimi kitabıdır. Ancak diğer yandan, konuyu ele almaktaki başlangıç noktası, disiplinlerarası bağlantısal-kavramsal yaklaşımı, değerlendirme tarzı ve uygulanabilir yönüyle hem eğitim psikolojisi, hem rehberlik hem de bir sınıf yönetimi kitabıdır. Çünkü eğitime; insanın en temel psikolojik yapı taşı olan mizaç kavramından yola çıkıp, insanı hem özne hem de nesneliğiyle tanıyıp anlayarak başlamak gerektiğini savunan bütüncül bir model üzerinden yaklaşmaktadır. Aynı zamanda insanı anlamaya getirdiği farklı bakış açısıyla konuya meraklı genel okuyucuya ve bu işin emekçileri olan değerli eğitimcilere; mevcut bilgi birikimleriyle bağlantılı ancak yeni ve bütüncül bir anlayış sunmaktadır. Bu kitap, bilimsel ve kapsayıcı bir çatı model inşa etme çabasındaki Dokuz Tip Mizaç Modeli (DTMM) temel alınarak kaleme alınmıştır. Sistematik, kapsamlı ve yeni bir mizaç temelli eğitim ve rehberlik yaklaşımı sunma çabasındadır; klasik bir ders kitabı değildir. Bu nedenle, uygulanabilir, parçacı bakmayan, “kuramsal-bilimsel” içerikleri sade bir dille anlatan bir üslup benimsenmiştir. Yaşamın içinde gördüğünüz “gerçek öğrencileri”, hali hazırda karşılaştığınız “gerçek örneklerle”, anlaşılır bir üslupla “sizlerle konuşarak” sunmak amaçlanmıştır. DTMM’nin kuramsal bilim ile günlük yaşamı birleştiren kuşatıcılığı, böyle bir dil kullanmayı kolaylaştırıyor. Aynı zamanda bilginin ancak “bireylerin tüm ihtiyaçlarına uygun bir yaklaşımla ve onlarla ilişki kurarak” paylaşılabileceği görüşüne uygunluk taşıyor.

EBEVEYN BENİM

“Kitaplarda yazan veya uzmanlardan duyduğum tüm önerileri uyguluyorum ama maalesef her çocuk bir değil ki! Bizimkine ne yapsam işlemiyor”. “Çünkü çocuğunuz o kitapta yazan çocuk değil. Siz de oradaki ebeveyn değilsiniz… Dolayısıyla ‘her çocuk için’ genel geçer doğru kabul edilen öneriler sizin ailenizde etkili olmayabiliyor” “Her çocuk için değil de, sizin çocuğunuz için doğru olan davranış/yaklaşımın hangisi olduğunu nasıl bilebilirsiniz?” “Çocuğunuzun zaten doğuştan sahip olduğu olumlu potansiyellerini nasıl ortaya çıkarabilir, sağlıklı kişilik gelişimine nasıl destek olabilirsiniz?” “Çocuğunuza hangi değerleri mutlaka edindirmelisiniz?”, “İstenmeyen davranışların önlenmesi adına nasıl bir yaklaşım sergilemelisiniz” veya “çocuğunuzun istenmeyen/ uyumsuz davranışları karşısında ne yapmalısınız?” Bilimselliği kanıtlanmış Dokuz Tip Mizaç Modeli’ne dayalı olarak özenle hazırladığımız “Ebeveyn Benim” kitabında sizinle birlikte bu sorulara cevap aradık. Üstelik diğer kitaplardan farklı olarak; tüm çocuk ve ebeveynler için doğru olan standart bir yaklaşım değil, “sizlerin ve çocuğunuzun mizaç tipine özgü” bir yaklaşım benimseyebilmeniz için uzmanlık ve tecrübelerimizi birleştirerek oluşturduğumuz uygulanabilir yol haritaları sunduk. “Hangi mizaç tipindeki çocuk için hangi yaklaşım doğru ve yararlıdır?” sorusuna yanıt verebilecek olan bu kitabın, anne-babalara; çocuklarının ve kendilerinin bireysel farklılıklarına uygun bir ebeveynlik tutumu belirlemede yol gösteren temel bir rehber olacağı düşüncesindeyiz.

AŞK-I MİZAÇ

“Evlenmek istiyorum, ancak nasıl biriyle mutlu olabilirim, gerçekten bilemiyorum…” “Partnerimi iyi tanıyorum sanmıştım; ta ki evlenene kadar…” “Eşimle birbirimizi çok seviyoruz, ancak bir türlü anlaşamıyoruz; ne birlikte olabiliyoruz, ne de ayrılabiliyoruz…” Biz meslek profesyonelleri olarak biliyoruz ki; bireylerin kendilerinin, partnerleri ya da eşlerinin mizaç tiplerini bilmeleri, -çok farklı özelliklere sahip olsalar bile- birbirlerinin ihtiyaçlarının dilinden anlamalarını mümkün kılabiliyor. Öyle ki partnerlerin birbirlerinin mizaç tiplerini tanımaları; aralarındaki mizaç farklılıklarının bir sorun/trajedi haline gelmesini önleyip, ilişkide “benzemezlerin ya da zıtların çekici ve heyecanlı uyumu ve mutluluğunu yakalamanın anahtarını” oluşturmanın yanı sıra birbirleriyle ilgili merak ettikleri “acaba niçin böyle davranıyor, ne hissediyor ve ne düşünüyor” gibi soruların gizemli perdesini aralamalarını sağlar. Ayrıca mizaç tiplerinin bilinmesi çiftlere, mizaç tiplerinin uyumsuzluğundan kaynaklanabilecek olası sorunları önceden bilme-öngörebilme avantajı sunar. Bu da; daha sorun oluşmadan, sorunları önleyici bir yaklaşım sergilemeleri sayesinde ilişkilerini anlaşmazlık ve çatışmalardan korumalarına yardımcı olur. İlişkisinde mizaç tiplerinin uyuşmazlığından kaynaklanan sorunlar yaşayan çiftler ise, birbirlerinin ihtiyaç dilini, dolayısıyla sorunların asıl kaynağını da bildikleri için, sorunlarını çözme adına en uygun hamleleri yapabilmeleri sayesinde, ilişkilerini onarma fırsatı yakalayabilirler. Bilimselliği kanıtlanmış Dokuz Tip Mizaç Modeli’ne dayanarak hazırladığımız Aşk-ı Mizaç, bireylerin kendisini ve partnerini-eşini tanıma yolculuğundaki başucu rehberi olması amacıyla yazılmıştır. Çiftlerin, ilişkilerinin her aşamasında yeni bir gözle yeniden okuyabilecekleri ya da bir sorun yaşadıklarında başvurabilecekleri çok temel bir kaynak olan Aşk-ı Mizaç’ın, tüm okuyucularımız için kritik ve önemli bir “başlangıç” olmasını diliyoruz. Aşk-ı Mizaç kitabı ile ilgili daha detaylı bilgi için: www.askimizac.com sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

BİZE YAZIN BİZİ ARAYIN