İlişkiler neden biter ?

Close up of young couple fighting

Günümüzde insanların büyük bir çoğunluğu, kendi yaşam tarzlarına uyum sağlayabilecek niteliklere sahip eşlerle birlikte olmayı tercih ediyor. Örneğin, dışa dönük, sosyal, etkileyici, başarı odaklı, hırslı, imaj ve görünümüne önem veren, kariyer sahibi olmayı önceleyen bir kişi, genellikle kendisi gibi bir eşle birlikte olmayı tercih ederken; içe dönük, yalnız kalmaktan hoşlanan, sosyal ortamlardan ve kalabalıktan rahatsız olan bir kişiyle ise ilişki kurmayı tercih etmeyebilir. Ancak yaşam tarzları arasında uyum ya da benzerliklerin olması da bir ilişkinin devam etmesi için yeterli olmayabiliyor. Şöyle ki, başarı ve kariyer odaklı bir çift, ilişkilerinin başlarında birbirlerini daha başarılı olmaları, işlerinde yükselmeleri yönünde motive edip desteklerken, iş yoğunluklarının arttığı dönemlerde birbirleriyle yeteri kadar ilgilenmeyebilir, ilişkilerinin yerine işlerine öncelik verebilirler. Ya da kariyer hedeflerine ulaşmalarına engel bir durum söz konusu olduğunda (örn: çocuk sahibi olmak, iş nedeniyle başka bir şehre taşınmak, vb) ilişkilerinde ciddi sorunlar yaşayabilirler. Özetle; yaşam tarzlarının uyumlu olması, eş seçiminde ve ilişkilerin başlamasında oldukça önemliyken, ilişkinin sürmesi için tek başına yeterli olmayabilir. Burada önemli olan nokta; çiftlerin mutlu bir ilişki süreci geçirebilmeleri için, yaşam tarzları ve alışkanlıkları konusunda birbirlerine uyum sağlayabilecek kadar esnek olabilmeleridir. Ancak bizim önerdiğimiz esneklik, eşlerden birinin kendisine zarar verebilecek kadar tavizkâr olmasından çok; her ikisinin de, hem kendisinin hem de eşinin mizaç ve kişilik yapısını tanıyıp anlaması, tutum ve davranışlarını bu eksende ayarlayabilmesiyle ilgilidir. Zira çiftlerin ilişkilerde ne kadar esneyebilecekleri de yine mizaç özelliklerine bağlıdır. Örneğin, bazı mizaç tipleri, esneklik gösterme, kabullenme ve uyum sağlama konusunda doğal bir avantaja sahipken, bazıları ise esneklik göstermeyi bir güçsüzlük ve zaaf olarak değerlendirebilirler.

İlişkilerin bitmesine neden olan bir diğer etken de kişilerin “durumsal ihtiyaçlarına” göre ilişkiye başlamalarıdır. Örneğin durgun, monoton ve rutin hayatı olan bir kadın, kendisinden çok daha dışa dönük, canlı, hareketli, enerjik ve yenilikçi bir erkek ile tanıştığında güçlü bir çekim hissedebilir. Benzer şekilde erkek de, kadının sakinliğinden, telaşsızlığından ve durgunluğundan hoşlanabilir. Kadının durumsal ihtiyacı, monoton giden hayatına renk gelmesiyken, erkeğin durumsal ihtiyacı ise biraz daha dingin bir hayat yaşamaktır. İlişkinin başlaması ve durumsal ihtiyaçların karşılanmasından sonraki süreçte ise kişilerin “genel ihtiyaçları” ön plana çıkacaktır. Böyle bir durumda kadın, ilişkinin başında eşinin hızlı, girişken, kolay ilişki kuran ve canlı yapısından hoşlanırken, ilerleyen dönemlerde eşinin bu yönlerini eleştirir hale gelebilir. Aynı şekilde erkek, ilişkinin başında eşinin ağırlığına, durgunluğuna, sakinliğine ve huzurlu yapısına hayran olurken, ilerleyen dönemlerde eşini, pasiflik, yavaş olmak ve kendisine eşlik edememekle suçlayabilir.  Bu durum genellikle ilişkinin ayrılıkla sonuçlanmasına ya da daha da trajedik bir biçimde çiftlerin “ilişkisiz bir ilişki”  yaşamasına neden olabilir. Cafe ya da restaurantlarda saatlerce birlikte oturup, yemek yiyen ancak iki cümle konuşmadan kalkan çiftler, “ilişkisiz ilişki” kavramının canlı örnekleridirler.

Çiftler, uzun soluklu bir ilişki istiyorlarsa, öncelikle kendilerinin ve eşlerinin durumsal ve genel ihtiyaçlarını bilmeli ve bu ihtiyaçları dengeli bir biçimde karşılayabilmelidirler. Bir erkek, eşinin hem genel ihtiyacı olan; fark edilme, beğenilme, ilgilenilme v.b. ihtiyaçlarına, hem de kendisi için önemli olan durumsal ihtiyaçlarına (örneğin, karar vermekte zorlandığı bir durumda desteklenme ihtiyacı)  karşılık verebilmelidir. Aynı şekilde kadın da eşinin hem genel hem de durumsal ihtiyaçlarına cevap verebilirse, çiftler arasında dengeli bir ilişki kurulabilmiş demektir.

Bir önceki yazımız olan İlişkilerin Temel Dinamiği: İhtiyaçların Dili başlıklı makalemizde Dinamiği, ihtiyaçların Dili ve İlişkilerin hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir