Çocuklarda Korku

“Korkacak bir şey olmadığına ne kadar ikna etmeye çalışsam boş, bir türlü sakinleşmiyor”.

“Anne korkuyorum yanımda dur diyor, başka bir şey demiyor”.

“Karanlık diye hemen yan odaya gitmekten bile korkuyor. Ben buradayım anneciğim, korkacak bir şey yok diyorum ama ikna olmuyor.”

Pek çok anne- baba çocuklarının korkuları olmasından ve böyle zamanlarda ne yapacaklarını bilememekten yakınırlar. Bu gibi durumlarda öncelikle her çocuk için verilen hap reçete önerilerden uzak durmak gerekiyor. Çünkü her çocuğun korkusunun kaynaklandığı neden farklı olabiliyor. Örneğin bazı çocukların korkusunun altında “orada ne var?”, “bu nasıl bir şey?”, “bana zarar verir mi” gibi meraklı düşünceler yatarken, bazı çocukların korkularının altında “başıma kötü bir şey gelebilir- düşebilirim” vb fiziksel,  bazılarının ise “ya annem beni artık sevmezse” gibi duygusal nedenler yatar.

Çocuğunuzun korkularının meraklı düşüncelerden kaynaklandığı durumlarda yaygın olarak bilinen “orada niçin korkulacak bir şey olmadığını açıklama, çocuğu bilgi ile ikna etme” yöntemi oldukça etkili ve sağlıklı olabilir.  Ancak korkularının kaynağı meraktan çok duygular olan çocuklar için korkuyla ilgili bilgi vermek, bebeğinizin karni açken altını değiştirerek ağlamasını durdurmaya çalışmanız gibidir.  Duygusal nedenlerden ötürü korkan çocuğun korkuyla ilgili öncelikli ihtiyacı, bilgiden çok sevgi, ilgi ve sakinleştirilmektir. Örneğin akşam eve gelirken koskoca bir köpeğin sizi kovaladığını ve eve kendinizi zor attığınızı düşünün. Bu durumda eşinizin “köpeğin aslında zararlı olmadığı ve size bir şey yapmayacağıyla ilgili bilgi vermesi, bir de üstüne sizi ikna etmek için birlikte çıkıp köpeğe bakmanız için ısrar etmesi durumunda ne hissederdiniz? İşte duygusal nedenlerle korkular yasayan çocuğunuzu korkacak bir şey olmadığına ikna etmeye çalışmanız ya da “korktuğu yere birlikte gidip bakmak istemeniz” korkularını gidermekten çok, daha fazla rahatsızlık hissi uyandıracaktır.

Peki şimdi de çocuğunuzun aksam yediğiniz yemekten sonra karninin ağrımaya başladığını ve onun zehirlenmiş olabileceğinden korktuğunuzu düşünün. Böyle bir durumda eşiniz sizi sakinleştirmek için “bir şey yok hayatım,  bak ben buradayım ve seni çok seviyorum” diyerek size sarılsa ancak doktora gitmek için hiç hareket etmese ne hissederdiniz? Elbette esinizin sizinle ilgilenmesi oldukça hoş bir durumdur ancak sizin o andaki ihtiyacınız sevgi ve ilgiden önce çocuğunuzun zehirlenmiş olup olmadığını öğrenmek ve gerekli müdahalenin yapılması olduğu için muhtemelen sakinleşmek yerine daha fazla korkar hatta öfkelenebilirsiniz.

Diğer yandan kaynağı anlaşılmayan ve dolayısıyla doğru ve etkili bir yaklaşımla sakinleştirilmeyen korkular, çocuğunuzun kişiliğinde önemli izler bırakabilir.  Ayrıca size ihtiyaç duyduğu korku dolu anlarda sergilediğiniz yanlış bir yaklaşım kendisini anlaşılmamış hissetmesine ve içten içe anne- çocuk bağının zarar görmesine yol açabilir.        Çocukların korkularıyla ilgili sorulması gereken öncelikli soru “ne yapmalıyım”dan çok çocuğumun korkularının kaynağı nedir? “olmalıdır.  Bu noktada Dokuz Tip Mizaç Modeli uzmanları olarak bizler, çocukların korkularıyla baş etmelerinde en etkili ve doğru yaklaşımı belirlemek adına öncelikle onların mizaç tipini belirliyoruz. Ardından bir yandan çocuklar için mizaç tipine en uygun desteği sunarken diğer yandan anne-babaları “çocuklarının korkuları karşısında nasıl davranmaları gerektiği konusunda adım adım bilgilendiriyor ve yönlendiriyoruz.

Daha detaylı bilgi ve randevu almak için bizi aşağıdaki telefon numaralarından arayabilirsiniz.

Tel: 0212 543 33 20

Tel: 0532 624 92 66

Bir önceki yazımız olan Depresyon başlıklı makalemizde Depresyon hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir