ÇOCUKLARDA OKB (TAKINTI- ZORLANTI BOZUKLUĞU)

“Zihnimde sürekli yeterince temiz olmadığını bu yüzden 10 defa daha ellerimi yıkamamı söyleyen bir ses var. Onu susturana kadar bunu yapmak zorundayım”.

“Yanlış yapmaktan o kadar korkuyorum ki yazdığım bir yazıyı defalarca kontrol ediyorum. Bu da hiç bitmemesine neden oluyor ama başka türlüsünü yapmak elimden gelmiyor”.

“Sevdiğim insanları kaybetmekten çok korkuyorum bu benim gördüğüm her şeyi saymama neden oluyor, bunu durdurursam sevdiklerim kaybolacakmış gibi hissediyorum. Bu yüzden saymaya devam etmem gerekiyor”.

Yukarıda okuduğunuz cümleler obsesif-kompulsif bozukluğu olan çocukların zihinlerinden geçen cümlelerden yalnızca bazıları… Kendilerince bunu yapmak için ne denli güçlü sebepleri var değil mi? Aynı şekilde düşünüyor olsa idiniz siz de yapar mıydınız? Sizlerin dışardan baktığınızda bu denli yorucu gördüğünüz bu sürecin, çocuklarınızın iç dünyasında ne büyük bir karmaşaya ve buna karşın düzen, dinginlik, güvenlik arayışına sebep olduğunu tahmin edebilir misiniz?

Gelin obsesif-kompulsif bozukluğa (OKB) daha yakından bakalım;

OKB yani takıntı zorlantı bozukluğu kaygı bozuklukları alt kategorisinde yer alan obsesyon ve kompulsiyonları içeren ruhsal bir bozukluktur. Obsesyon tekrarlı, ısrarcı, istemsiz gelen düşünce, imge ve dürtü anlamına gelmektedir. Kompulsiyon ise obsesyonu nötralize etmeye yarayan (tepki olarak gerçekleştirilen) tekrarlı, amaçlı ve kasıtlı davranış yahut zihinsel aktivitedir.
Obsesif kompulsif bozukluk, çocuklarda mizaçlarının temel arayışlarına yönelmede karşılaştığı ve çözemediği sorunları sıkıştırma halidir. Bu tıpkı uçan balonunun elinden kaçmaması için bir çocuğun balonunu sıkı sıkıya avcunda tutmasına benzer. Yani mizacının arayışını ve ihtiyacını doğal haliyle karşılayamayan yahut bu ihtiyacın nasıl karşılanacağını keşfedemeyen bir çocuğun temel arayışını sayı sayma, temizleme, düzenleme gibi yapay yollarla elde etme isteğidir. Gerçek arayışın yapay rahatlamasını sağlamak amacıyla hareket edilir ancak ilerleyen süreçlerde obsesyonlar ve kompulsiyonlar amacın ta kendisi gibi görünebilir. Mizacı temelinde her çocuk obsesyonlar ve kompulsiyonlar geliştirmek için farklı bir yol kullanır ve bunları çözmek için de mizacı iyi bilmek gerekir. Şimdi bazı mizaçların obsesyon ve kompulsiyon geliştirmedeki temel arayışlarına bir göz atalım.
DTM 1 (Kusursuzluğu Arayan Mizaç Tipi) bir çocuk titizliği, düzenliliği, olgunluğu ile sizin gözünüzde her daim örnek bir çocuk iken birdenbire ellerini sürekli yıkama ihtiyacı duyduğunu, sürekli banyo yapma isteğini farkettiniz. Peki DTM 1 çocuğunuz bunları yaparak size ne demek istiyor olabilir?
“Yaptığım her şeyi eksiksiz ve doğru yapmam gerekiyor; yanlış yapma düşüncesi beni o kadar geriyor ki defalarca kontrol etmem gerektiğini düşünüyorum. Bunu yapmazsam büyük bir hata yapabileceğimi düşünüyorum”
DTM 6 (Entelektüel Dinginlik Arayan Mizaç Tipi) çocuğunuz uyumluluğu, mantıklılığı, sakinliği ile bilinen yapıdayken onu birdenbire her şeyi sayarken görüyorsunuz. DTM 6 çocuğunuz sayma kompulsiyonu ile size ne söylüyor dersiniz?
“Güven duyduğum, ait hissettiğim insanları kaybedebileceğimi düşünüyorum. Bu beni çok kaygılandırıyor. Bu kaygımı bastırmak için gördüğüm her şeyi saymak ve güvende olduklarından emin olmak istiyorum. Bunu durdurursam her şeyin kontrolden çıkıp kötü şeyler olacağını düşünüyorum.”

Her çocuk obsesyon ve kompulsiyon geliştirirken kendi mizacına göre bir yol izlemektedir. Obsesif-kompulsif bozukluğu olan çocuğunuza yardımcı olmak ve bunu çözmekte yapabileceğiniz en büyük adım onun bu takıntılı davranışları hangi ihtiyaca yönelik yaptığını fark etmektir. Bunu ise yalnızca çocuğunuzun mizacını ve mizacının temel arayışlarını bilerek yapabilirsiniz. Diğer türlü yapılan her tür müdahale çocuğunuzun elindeki balonu daha sıkı tutması ve bir müddet sonra bu balonun patlamasına neden olabilir. Çocuğunuzun elindeki balonun keyfini çıkarabilmesi için onu belli bir mesafeden, yani balonunun ipinden, tutması gerektiğini unutmayın ve çocuğunuzun da bunu tekrar hatırlaması için mizacının temel arayışının yol göstericiliğini pusula olarak kullanın. Unutmayın çocukluk balonunun kaçmaması için ona sıkıca yapışmaktan çok daha keyifli ve sağlıklı geçirilmesi gereken en güzel dönemdir.

Bir önceki Koçluk Programları başlıklı yazımızı de okumanızı öneririz.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir