Alerji Nedir ?

Alerji, genel anlamıyla aynı miktar ve koşullarda başka kişiler için zararsız olan farklı yabancı maddelere karşı, bazı kişilerin aşırı duyarlılık göstermesidir.

En sık rastlanan alerjenlerden bazıları şunlardır:

  • Hayvansal maddeler: Evcil hayvanların deri döküntüsü, ev tozu akarları, hamamböcekleri
  • İlaçlar: Penisilin, sülfan ilaçları
  • Besinler: Buğday, kuruyemişler, süt, kabuklu deniz ürünleri, yumurta
  • Böcek ısırıkları: Arılar, sivrisinekler, eşek arıları
  • Küf: Küflerden solunan sporlar
  • Bitkiler: Çim, ot ve ağaç polenleri, zehirli sarmaşık gibi bitkilerin reçineleri
  • Diğer: Lateks, nikel, bazı metaller

Alerjik reaksiyonlar temelde iki farklı mekanizma ile gelişir:

  1. Ani gelişen reaksiyonlar: Bu tip reaksiyonlarda alerjenlere karşı IgE yapısında antikorlar rol oynarlar. Adından da anlaşılacağı üzere alerjenle karşılaşıldıktan sonra dakikalar, en geç bir saat içerisinde bulgular ortaya çıkar. Bu reaksiyonlar daha çok alerjik rinit ve besin alerjisi olan hastalarda görülür. Deri testleri ile gösterilebilir.
  2. Geç gelişen reaksiyonlar: Bu tip reaksiyonlarda hücreler (T lenfositleri) rol oynarlar. IgE aracılı değildir. Semptomlar ve bulgular alerjenle karşılaşmadan saatler (24- 48 saat) sonrasında görülür. Alerjik kontakt dermatit ve bazı alerjik hastalıklar bu mekanizma ile gelişir. Deri testleri bu hastalarda alerjenleri tespit edemez. Ancak yama testleri ile alerjenler tanımlanabilir.

Alerji ve Atopi arasında farklılık var mıdır?

Alerji ve Atopi terimleri sıklıkla birbirlerinin yerine kullanılırlar. Oysa ki bunlar benzer olmakla birlikte anlamları farklıdır. En yaygın anlayışla alerji, tip 1 aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Yani daha önceden duyarlı hale gelmiş bir bireyin duyarlı olduğu alerjenle karşılaşmasını takiben oluşan klinik tablodur.

Diğer taraftan atopi, bir kişinin taşıdığı genetik özellikler nedeniyle alerji gelişimine eğilimli olması halidir. Söz konusu genetik yapı, alerjenlere karşı aşırı immün yanıt vermeyi belirlemektedir.

Alerjiden yakınan çoğu kişi için atopik yapı söz konusudur.

Kimler Risk Altında

Dünya genelinde gerçekleşen sanayileşme ve yaşam biçimi ama özellikle besin değişimleri, alerjilerinin gelişiminde büyük bir role sahiptir.

Araştırmalar, insanlardaki alerji gelişimlerinin hem genetik hem de çevresel faktörlerden etkilendiğini göstermektedir; alerjinin aynı aile bireyleri arasında görülmesi yaygın bir durum olsa da kişinin aile geçmişinde alerji olmasa bile alerji geliştirmesi mümkündür.

Alerjik hastalıklar zaman içerisinde ağırlaşır. Alerjiler, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilirken, çocuk ve gençlik dönemi alerji başlangıçlarının en yaygın zamanlarıdır ve bu alerjiler zaman geçtikçe daha da ağırlaşır. Klinik bulgular, bir alerjene karşı reaksiyon gösteren bir kişinin, gelecekte başka alerjiler geliştirme olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Uzun bir süre boyunca alerji uzmanlarının bir diğer vurguladığı bilimsel gerçek bir alerji çeşidine sahip hastanın başka bir alerjiyi de geliştirme ihtimalinin yüksek olmasıdır. Astım allerjisi olan bir insanda aynı zamanda alerjik rinit, atopik dermatit i olan birinde aynı zaman da besinlere karşı hassasiyetinin yüksek olması gibi.

Alerji Türleri ve Belirtileri Nelerdir?

Alerji belirtileri onları tetikleyen maddelere göre farklılık gösterir. Alerjiler solunum yollarınızı, sinüslerinizi, burun kanallarınızı, derinizi ve sindirim sisteminizi etkileyebilir. Alerjik reaksiyonlar hafiften şiddetli seviyeye kadar görülebilir.

Alerji belirtileri alerji türlerine göre şu şekildedir:

1) Saman nezlesi (alerjik rinit):

  • Hapşırma
  • Burunda, gözlerde ve damakta kaşıntı
  • Burun akıntısı, tıkanıklık
  • Gözlerde sulanma, kızarma ve şişme

2) Gıda alerjisi:

  • Damakta gıdıklanma hissi
  • Dilde, dudaklarda, yüzde ya da boğazda şişme
  • Ürtiker (kurdeşen)
  • Anafilaksi
  • İshal
  • Geçirgen barsak

3) Böcek ısırığı alerjisi:

  • Isırılan bölgede büyük bir kabartı (ödem) oluşması
  • Tüm vücutta kaşıntı ya da ürtiker
  • Öksürük, göğüste daralma, nefes darlığı, hırıltılı solunum
  • Anafilaksi

4) İlaç alerjisi:

  • Ürtiker
  • Ciltte kaşıntı
  • Cilt döküntüleri
  • Yüzde şişme
  • Hırıltılı solunum
  • Anafilaksi

5) Atopik dermatit (egzama)

  • Kaşıntı
  • Kızarıklık
  • Deride kepek ya da soyulma

6) Anafilaksi

Bazı alerji türleri anafilaksi olarak bilinen son derece tehlikeli bir duruma yol açabilir. Hayati tehlikesi bulunan bu durum acil yardım gerektirir ve kişiyi şoka sokabilir.

Bu hastalıklar tekrarlayıcı olduğundan önemlidir. İnsan yaşamını sınırlandırır ve performansını etkiler. Sürekli burun akıntısı-kaşıntısı olması, kanatırcasına yapılan cilt kaşıntıları, solunum zorlukları yaşamı çekilmez hale sokabilir. Hatta anafilaksi dediğimiz, ani ölümle sonuçlanabilen tehlikelere yol açabilir. Bu durumda yapılacak tek şey acilen doktora başvurmaktır. Çünkü dakikalar içinde gerçekleşen bir durumdur.

Her alerjinin belirtisi farklıdır. Aynı allerjik hastalıklarda görülen belirtiler de kişiden kişiye değişebilir. Örneğin; ciltte oluşan bir alerjide, kaşıntı, kuruma, kabarıklık, döküntü gibi bulgular vardır. Yine burun nezlesinde, burunda kaşıntı, akıntı, hapşırma görülür.

ALLERJİK HASTALIKLARIN TANISI

Öncelikle şunun iyi bilinmesi gerekir; erken teşhis hastalığın tedavisi ve ilerlemesinin durdurulması için çok önemlidir. Oluşabilecek krizlerin de önüne geçilmiş olur. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden doktora başvurmanızda fayda vardır.

Allerjik hastalıklar için zor bir tanı yöntemi yoktur. Doktorunuz sizin şikâyetlerinizi dinleyecektir. Hastalığın belirli dönemlerde ve tekrar tekrar görülmesi, ailede de böyle bir alerjinin var olması, alerjenle temas sonucu ortaya çıkması, hastalığın tanısını kolaylaştıracaktır.

ALERJİ TEDAVİSİ

Uygulanacak tedavi, hastalığın tipine, şiddetine, hastalığa neden olan alerjene göre değişir. Amaç yan etkiyi en aza indirmek için gereken en düşük dozda ilaç tedavisi uygulamak hatta hiç ilaç kullanmamaktır.

Alerjiyi önlemek için alerjiye neden olan faktörlerin ortadan kaldırılması gerekir. Bunun için yünlü ya da hayvan tüyü içeren yastık ya da yorganlar kullanılmamalıdır. Tüylü oyuncaklar ortadan kaldırılmalıdır. Ev tozu böceklerinden kurtulmak için ise yatak örtülerinin en az 60 derecede haftada bir kez yıkanması gerekir. Eğer alerjinin sebebi küf ise odanın nemi azaltılmalıdır. Polen alerjisi olanlarda saçlar yatmadan önce yıkanmalıdır. Kuru ve rüzgârlı havalar bu tip alerjisi olanlar için risk faktörüdür. Güneşli havada dışarı çıkmak gerekiyorsa gözlük ve şapka kullanılmalıdır.

Uzmanların bu isabetli uyarılarının yanında gözden kaçan en önemli nokta beslenme türündeki yanlışlıklara vurgu yapılmamasıdır. Özellikle karbonhidratlı ve/veya hazır (barkodla ürün) beslenmeler cilt alerjilerini (egzama, dermatit…), solunum yolu alerjilerini (astım, alerjik rinit…) vs tetikler ve vücutta ağır metal birikimine neden olur. Alerji hastalarında düzenlenen detox amaçlı diyet şikâyetlerin azalması ve ilaç bağımlılığının ortadan kalkması için elzemdir. Yine göbek deliğine yapılan nöralterapi veya ısıtılarak uygulanan akupunktur, detox amaçlı kupa terapisine ek ONDAMED ile alacağınız alerji desteği şikayetlerinizi büyük oranda geçirecektir. Aynı zamanda alerjiyi tetikleyen toksik madde birikimini azaltan detox programları yine ONDAMED in birçok terapi proğramlarından sadece biridir.

 

Bir önceki Şeker hastalığı nedir? başlıklı yazımızı de okumanızı öneririz.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir