Aldatılma: Mizaç Aynasında Görünümü

İnsanın diğerine olan ihtiyacı onu diğer tüm canlılardan özel kılan en mühim noktalardan birisidir. Anne karnından ve hatta daha öncesinden itibaren diğerleriyle ilişki her bir birey için farklı noktalara temas etmekte ve her bir temas farklı anlamlar ifade etmektedir. İnsanın duygu ve düşünce dünyasının zenginliği ve karmaşıklığı ilişkileri de biricik yapan temel etkendir. İstek, ihtiyaç ve beklentiler doğrultusunda ilişkinin talebi, devamı ve ayrışması durumu yaşanmaktadır. İlişkinin iki kişinin arasındaki dinamiğe şüphesiz en güçlü darbeyi vuracak olan aldatma ve aldatılmadır. Fiziksel, duygusal ve bilişsel anlamda partnerin dışındaki birisiyle yaşam yahut etkinlik olarak yapılan tüm özel paylaşımlara aldatma denir. Aldatılma bireylerde kaotik bir duygu, düşünce yoğunluğuna sebep olabilir. Şimdi bu denli kolay tanımlanabilen aldatılmanın kişilerdeki biricik etkilerine daha yakından bakalım. Aldatılmayı kişilere özgü duygu ve düşüncelere yönlendiren, her bir bireyde yankısının farklı olmasına neden olan faktör nedir?

İlişki içerisinde kişiler birbirlerinin aynadaki yansımaları iken aldatılma ile birdenbire kendileri ve ilişkileri ile yüzleştikleri bir aynanın önünde bulurlar kendilerini. Aldatılan kişi tıpkı ölüm gibi hatta çok daha ötesindeki bir kayıp yaşantısıyla adım attığı bu halin içinde ilişkisiyle ve karşısındaki kişiyle ve belki de en önemlisi kendisiyle yüzleşir. Kişinin mizacı bu yüzleşmenin “nelere/nerelere dokunacağıyla” ilgili en önemli rehberdir. Nasıl ki kişilerin eşlerinden ve ilişkilerinden beklentileri ve ihtiyaçları mizaçlarına göre değişiyorsa aldatılma karşısında kendilerini konumlandırdıkları yer mizaç zemininde aynı oranda farklı olacak, mizacının temel arayışından aldatılmayı karşılayacak ve yaşayacaktır. Örneğin; temel arayışı entelektüel dinginlik olan, “bildikçe rahat eden”, bununla birlikte çevredekilere güvenmekte zorlanan DTM 6 mizacı aldatılma karşısında ilişkinin dünden bugüne tüm yaşanmışlıklarını gözden geçirecektir. Bu dönemdeki en büyük kaos ise onun zihninden atamadığı “daha bilmediğim ne var?” sorusundan kaynaklanacaktır. Dolayısıyla bu dönemde ilişkinin tamiri ancak kırılan güvenin eskisinden iyi hale getirilmesiyle mümkün olabilir. Diğer yandan aldatılan kişi çok duygusal, ilgi ve sevgi odaklı, duyguları hissetmeyi arayan mizaç tipindeyse (DTM2) ilişkinin tamiri, güvenle değil; kendisine duyulan sevginin saf ve gerçek olduğuna ikna olmasıyla mümkün olabilir.

Mizaç tiplerinin her birisi için aldatılmanın yansıması farklı görünecek ve kişide uyandırdığı duygu ve düşünceler mizaç zemininde anlamlanacaktır. Dolayısıyla aldatmaya kişinin mizaç aynasından bakılması, kişideki ve ilişkideki iyileşme sürecinde doğru kaynak olacaktır.

Bir önceki Yas Sürecinde Olan Çocuğa Ebeveyn Yaklaşımı başlıklı yazımızda bireysel danışmanlık, çocuklarda yas ve DTMM hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir